İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Yazıların kategorisi: “Haberler”

Türkiye Macar ilişkilerinde Gül Baba faktörü

Türkiye ile Macaristan arasındaki ticaret hacmi dört yılda 1,5 milyar dolardan 3,6 milyar dolara ulaşmış. Yine dört yılda Türk yatırımcıların bu ülkeye yatırımları 80 milyon eurodan 1 milyar euroya ulaşmış.


Türk yatırımından söz ederken, Türk-Macar İş Konseyi Başkanı, Polat Holding’in Başkanı Adnan Polat’ın Ege Seramik’in Avrupa lojistik merkezi olarak 30 yıl öncesi keşfettiği Macaristan’daki yatırımlarını ilk sırada saymak gerek.

Adnan Polat’ın davetiyle geldiğimiz Budapeşte’deki akşam yemeğinde masanın etrafında Polat’ın yanı sıra Türkiye’nin Budapeşte Büyükelçisi Ahmet Akif Oktay, Polat Macaristan’ın genel müdürü Murat Aysan, Macaristan İhracatı Teşvik Ajansı HEPA’nın başındaki, İstanbul eski Macaristan Konsolosu Balazs Hendrich var.

Sonradan aramıza Macaristan Dışişleri Bakanı Yardımcısı, 32 yaşındaki Magyar Levente katılıyor.

Bu arada bir parantez açayım.

Macaristan’da soyadı önce söyleniyor.

Dolayısıyla genç bakan yardımcısının adı Levente.

BUDAPEŞTE’YE GÜNDE BEŞ UÇAK

İsimlerini saydığım kişilerin hepsi konuşmalarında giderek gelişmekte olan Türkiye-Macaristan ilişkilerine değiniyor.

Dört, beş yıl önce haftada üç kez olan İstanbul-Budapeşte uçuşları bugün günde beş sefere ulaşmış.

Kuşkusuz bunun nedeni iş ve turizm hacminin artmış olması.

Büyükelçi Oktay, Türkiye’nin önümüzdeki günlerde Avrupa Birliği ile müzakere sürecinin hızlanacağı müjdesini verirken, en büyük destekçisinin Macaristan olacağını söylüyor.

Tam bu noktada eski bir dış haberci olarak ikinci bir parantez açıyorum.

2015 yılından itibaren Suriyeli mültecilere karşı ülkenin güneyinde 200 kilometrelik bir duvar çeken, mülteci karşıtı söylemleriyle bilinen popülist politikacı Victor Orban’ın Brüksel ile ilişkileri oldukça limoni.

TUNA KIYISINA 60 MİLYON EUROLUK YATIRIM

Budapeşte gezisinde, Polat Holding’in Tuna kıyısında 60 milyon euroluk bir yatırımla “Duna Pearl” adında bir projeye başladığını öğrendik.

200 daire, bir otel ve dükka^nlardan oluşan projenin inşaatına Macaristan’daki 13 Ekim yerel seçimlerinden sonra başlanacak.

Proje çevreyle uyumlu bir şekilde Macar mimarlar tarafından tasarlanmış.

İstanbul’da yapılan ilk proje Budapeşte’nin “şef mimarı” tarafından fazla Akdenizli olduğu gerekçesiyle reddedilmiş.

Ne mutlu Budapeşte’ye ki, şehrin mimari bütünlüğünü korumak isteyen bir “şef mimara” sahip.

Sanırım eski Doğu Bloku’nda yaygın olan “şef mimarlık” sayesinde Budapeşte, neo gotik, neo klasik gibi değişik üsluplara rağmen bir uyum yakalamayı başarmış.

Mimarisi yamalı bohçayı andıran İstanbul’un aksine.

Polat Holding’in yatırımlarına dönersem, Budapeşte’nin finans merkezi olarak bilinen bölgede ise 250 milyon euroluk, 7 iş hanı, 3 bin dairelik ikinci bir projeye hazırlanıyor.

Bu arada Polat bu ülkede gayrimenkul yatırımlarının yanı sıra bu ülkeye yenilenebilir enerji yatırımları da söz konusu.

Şimdi geliyoruz ziyaretin esas amacına.

Bu topraklarda 160 yıl kalan Osmanlı’nın geride bıraktığı 600’e yakın eser arasında yer alan Gül Baba Türbesi.

BEKTAŞİ DERVİŞİ GÜL BABA

Polat’ın aktardığına göre, saygın bir Bektaşi dervişi olan Gül Baba 2. Beyazıt döneminde şimdiki Galatasaray Lisesi’nin olduğu yerde bir gül bahçesinin sahibi.

Kavuğunda bahçesinden kırmızı ve sarı güller taşıyan Gül Baba iddialara göre, 2. Beyazıt’tan gül bahçesinin olduğu yere bir eğitim kurumu yapılmasını talep etmiş.

Galatasaray Lisesi tam bu noktaya yapılan eğitim kurumunun devamı.

Galatasaray renklerini de Gül Baba’nın kavuğundaki kırmızı ve sarı güllerden almış yine iddialara göre.

1541 yılında Osmanlı ordusu ile Budin’e gelen Gül Baba burada vefat etmiş.

Kanuni Sultan Süleyman, Halifeliği sırasında Gül Baba’yı şehrin koruyucusu ilan etmiş.

Gül Baba Türbesi, 1543-1548 yılları arasında 3. Budin Beylerbeyi olan Yahya Paşazade Mehmet Paşa tarafından inşa edilmiş.

Gül Baba Vakfı’nın başında olan Adnan Polat 30 yıl önce ilk kez gördüğü türbenin, 1914 yılında Macar ulusal anıt eseri ilan edilmesine rağmen kötü durumda olduğunu belirtiyor.

Demirel döneminde restorasyonu yapılan Gül Baba Türbesi ve çevresi en son Türkiye ve Macaristan’ın işbirliği ve finansmanıyla yeniden tasarlanmış ve restore edilmiş.

Yaklaşık bir yıl önce ziyarete açılan kompleks, özene bezene düzenlenmiş ve Osmanlı’nın bu topraklardaki varlığı hakkında bilgi veren küçük bir müzeye, bir kafeye, hediyelik eşya dükka^nına sahip.

Açıldığından bu yana 100 bin kişinin ziyaret ettiği Gül Baba Türbesi’ne gelen Hıristiyanlar dilekleri için mum yakıyormuş.

Aynen Efes’teki Meryem Ana Kilisesi’nin ziyaret eden Müslümanların mum yaktıkları gibi.

Gül Baba Vakfı, Macaristan’daki Osmanlı eserlerini onaracak, bu topraklardaki Macar varlığına sahip çıkacak.

Osmanlı’nın ilklerine imza atmış kişiler arasında çok sayıda Macar var.

Osmanlı’nın ilk matbaasını kuran İbrahim Müteferrika, 1874’te modern itfaiye teşkilatının kurucusu Kont Secini gibi.

Kaynak: Hürriyet – 06.10.2019

“Türkiye ile Macaristan arasındaki ilişkiler mükemmel”

Türkiye’nin Budapeşte Büyükelçisi Ahmet Akif Oktay, Türkiye ile Macaristan arasındaki ilişkilerin her alanda mükemmel olduğunu söyledi.


Büyükelçi Oktay, Macaristan’daki Osmanlı eserleri arasında yer alan Gül Baba Türbesi’nde düzenlenen ”Rakoczi’den Günümüze Macar Göçü ve Uluslararası İlişkiler” adlı konferansta konuştu.

Geçen yıl Türk-Macar diplomatik ilişkilerinin kuruluşunun 95’inci yıl dönümünün kutlandığını aktaran Oktay, Türk ve Macar halklarının tarihi bağlarının kökenine inmek için, geçmiş bin yılı aşan bir perspektifle bakılması gerektiğini ifade etti.

Oktay, Macaristan Prensi II. Ferenc Rakoczi’nin 1720-1735 yılları arasında Osmanlı İmparatorluğunun misafiri olduğunu hatırlattı.

Türkler ve Macarların 150 yıl birlikte yaşadığını, Macaristan’daki Osmanlı döneminin ardından ise Osmanlı topraklarının birçok Macar mülteci için güvenli bir liman haline geldiğini anlatan Oktay, “Bunların en tanınmışları kuşkusuz hatıraları anıt ve müzelerle her iki ülkede de canlı tutulan İmre Thököly, Ferenc Rakoczi ve Lajos Kossuth. Vatanları uğruna büyük fedakarlıkta bulunan ve seçkin birer komutan ve devlet adamı olarak kendilerine Macarların yanı sıra Türkler de derin bir saygı besliyor.” diye konuştu.

Oktay, Türklerin akrabaları olarak gördükleri Macarlara kapılarını sadece 18’inci ve 19’uncu yüzyıllarda değil sonrasında da hep açık tuttuğuna işaret ederek, “1944 yılında Budapeşte Nazi Almanyası tarafından işgal edildiğinde hayatı tehlikeye giren Başbakan Miklos Kallay’ın 8 ay süreyle Türk Büyükelçiliğinde himaye edilmesi, keza 1956 Macar devrimi sırasında yüzlerce Macar mültecinin Türkiye’ye kabul edilmesi gibi gelişmeler bu durumun nispeten az bilinen örnekleridir.” ifadelerini kullandı.

Türk ve Macar hükümetlerinin ikili ilişkilere büyük önem verdiğini belirten Oktay, iki ülke arasındaki ticaret hacminin istikrarlı bir şekilde büyüdüğünü vurguladı.

Oktay, Macaristan’daki Türk yatırımlarının son dönemde belirgin bir şekilde artmaya başladığını ve karşılıklı turizm rakamlarında da canlanma görüldüğünü kaydederek, “Türkiye ve Macaristan arasındaki ilişkiler bugün her alanda mükemmel.” değerlendirmesinde bulundu.

İkili ziyaretlerin de son dönemde ivme kazandığını, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın restorasyonu tamamlanan Gül Baba Türbesi’nin açılışı için geçen yıl Macaristan’ı ziyaret ettiğini de hatırlatan Büyükelçi Oktay, Erdoğan’ın kasım ayında, Macaristan-Türkiye Yüksek Düzeyli Stratejik İş Birliği Konseyi (YDSK) toplantısına katılmak için Budapeşte’ye geleceğini söyledi.

Programa, Gül Baba Vakfı Genel Müdürü İstvan Szalai, Macaristan Başbakanlık ve Dışişleri Bakanlığı yetkililerinin yanı sıra çok sayıda davetli katıldı.

– Osmanlı’ya sığındı

Macaristan Prensi II. Ferenc Rakoczi, Macaristan’ı işgal eden Avusturya’ya karşı yürüttüğü Macar ayaklanmasının lideri oldu.

Başarısız olmasının ardından Osmanlı İmparatorluğuna sığınan Rakoczi, 1720-1735 yılları arasında Tekirdağ’da yaşadı.

Macar hükümeti, Rakoczi’nin Tekirdağ’da yaşadığı 3 katlı evi 1931’de satın alarak müzeye dönüştürdü.

Barbaros Caddesi’ndeki müze evi, her yıl çok sayıda Macar ziyaret ediyor.

Kaynak: AA – 26.09.2019

Macaristan’da Gül Baba Festivali

Macaristan Dışişleri ve Dış Ticaret Bakan Yardımcısı Tamas Menczer, Gül Baba Türbesi’nde düzenlenen festivalin hedefinin Türk halkını ve iki kültür arasındaki benzerlikleri tanıtmak olduğunu belirterek, “Türk ve Macar tarihi birçok dönemde birbiriyle kesişti.” dedi.


Menczer, Macaristan’daki Osmanlı eserleri arasında yer alan Gül Baba Türbesi’nde düzenlenen ve 3 gün sürecek olan Gül Baba Kültür Festivali’nin açılışında konuştu.

Kültürel değerlerin korundukça gelecekte daha güçlü olunacağına işaret eden Menczer, ”Gül Baba Türbesi’nde düzenlenen bu festivalin hedefi, Türk halkını ve iki kültür arasındaki benzerlikleri tanıtmak. Türk ve Macar tarihi, birçok dönemde birbiriyle kesişti.” ifadesini kullandı.

Menczer, Kütahya’daki Macaristan milli kahramanı Lajos Kossuth ve dünyaca ünlü Macar besteci Bela Bartok’un Osmaniye’deki müzelerinin Türkiye tarafından korunduğunu vurguladı.

Menczer, Gül Baba Vakfı’nın bir yılda 60’a yakın program düzenlediğini de anımsattı.

Gül Baba Vakfı Genel Müdürü İstvan Szalai, konuşmasında, Gül Baba Türbesi’nin restorasyon sonrası geçen yıl kasımda açıldığını hatırlatarak, bugüne kadar 32 binden fazla kişinin ziyaret ettiği bilgisini paylaştı.

Festival süresince, Türk ve Macar kültürü temsilcilerinin yer alacağını belirten Szalai, etkinlikte konserler, bilimsel sunumlar ve sergiler düzenleneceğini sözlerine ekledi.

– Gül Baba

Gül Baba, 2 Eylül 1541’de Kanuni Sultan Süleyman’ın Budin seferi sırasında vefat etti. Tarihi kayıtlara göre, Kanuni Sultan Süleyman, Gül Baba’nın cenaze namazına bizzat katıldı.

Gül Baba Türbesi 1543-1548 döneminde 3. Budin Beylerbeyi olan Yahya Paşazade Mehmet Paşa tarafından yaptırıldı.

Türk-Macar dostluğunun sembolü kabul edilen “Budin’in manevi bekçisi” Gül Baba Türbesi, başkent Budapeşte’de Gül Tepesi (Rozsadomb) olarak bilinen bölgede yer alıyor.

Kaynak: Timeturk – 20.09.2019

Türk Keneşi Macaristan’da ofis açıyor

Türk Keneşi tanıtım ofisi Budapeşte’de açılacak.


Macaristan’ın başkenti Budapeşte’de Türk Dili Konuşan Ülkeler İşbirliği Konseyi’nin (Türk Keneşi-Türk Konseyi) tanıtım ofisi hizmete girecek.

Başkent Budapeşte’de düzenlenecek açılış programına, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Macaristan Dışişleri ve Dış Ticaret Bakanı Peter Szijjarto, Kırgızistan Dışişleri Bakanı Çingiz Aydarbekov, Azerbaycan Dışişleri Bakanı Elmar Mammadyarov, Kazakistan Dışişleri Bakanı Birinci Yardımcısı Muhtar Tleuberdi ve Türk Keneşi Genel Sekreteri Bağdat Amreyev katılacak.

Ayrıca, ziyaret kapsamında Bakan Çavuşoğlu ve diğer bakanlar Macaristan Başbakanı Viktor Orban tarafından kabul edilecek.

Konuyla ilgili Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamada ise ”2014 yılında Türk Dili Konuşan Ülkeler Parlamenter Asamblesine, 2018 yılında ise Türk Konseyine ve Türk Akademisine gözlemci üye olan Macaristan ile Türk Konseyi arasındaki iş birliği bahse konu ofisin açılmasıyla kurumsal bir düzeyde gelişmeye devam edecektir.” ifadeleri yer aldı.

Kaynak: AA – 18.09.2019

Macaristan ülke tanıtımı 17 Ekim’de

Başkan Büyükakın, Macaristan Büyükelçisi Viktor Matis’i makamında ağırladı.


Marmara Belediyeler Birliği ve Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Doç. Dr. Tahir Büyükakın, Macaristan Büyükelçisi Viktor Matis ve Fahri Konsolos Alpslan Kaya’yı makamında misafir etti. Çeşitli ziyaretlerde bulunmak üzere Kocaeli’ne gelen Macaristan Büyükelçisi Matis, Başkan Büyükakın’a kendilerine zaman ayırdığı için teşekkür ederek, 17 Ekim tarihinde Macaristan’ın ülke tanıtımını Kocaeli Sanayi Odası ile birlikte yapacaklarını belirtti. Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Doğan Erol’un da yer aldığı ziyarette, ulusal ve uluslararası gelişmeler de ele alındı.

“İKİ ÜLKE ARASINDA SON DERECE GÜZEL BİR İŞBİRLİĞİ VAR”

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi şeref defterini imzalayan Büyükelçi Matis, Türkiye Macaristan işbirliği hakkında Başkan Büyükakın’a bilgi aktarırken, “Türkiye ile yapılan yatırım ve iş fırsatlarını yenileyerek, dış ticaret faaliyetlerini arttırmak istiyoruz. Siyasi açıdan da iki ülke arasında son derece güzel bir işbirliği var” şeklinde konuştu. Büyükelçi Matis’e kendilerine gerçekleştirdikleri nazik ziyaret için teşekkür eden Başkan Büyükakın, Büyükşehir Belediyesi’nin hayata geçirdiği ve geçireceği projeler hakkında Matis’le bilgi paylaşımı gerçekleştirdi. Türkiye’nin ortak tarihi çerçevesinde Macaristan’la önemli kültür mirası projelerinin olduğunun da ifade edildiği ziyarette, Budapeşte, Peç, Zigetvar, Eger gibi şehirlerde birçok eserin (cami, hamam, türbe) TİKA tarafından restorasyonu için çalışmaların sürdürüldüğü vurgulandı.

“YENİ İŞ FIRSATLARI YAKALANMASI İÇİN SORUMLULUK ALACAĞIZ”

Restorasyonu tamamlanan Gül Baba Türbesi’nin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Ekim 2018 tarihindeki ziyaretleri sırasında açıldığını da dile getiren Büyükelçi Matis, tarihte Osmanlı İmparatorluğu himayesinde Kocaeli’nde ikamet eden Macar halk kahramanı Thökly İmre anıtı ve müze ile ilgili yapılan çalışmalar için de Başkan Büyükakın’a teşekkür etti. Görüşmede, 2008 yılında Sekapark içerisinde Thökeli İmre Anı Evi’nde Macar Milli Müzesi tarafından bağışlanan eserlerle bu anı evinde sergilenmeye başlandığı da dile getirildi. Başkan Büyükakın, Kocaelide ki iş dünyası ile Macaristan’daki iş insanlarının bir araya gelerek yeni iş fırsatları yakalaması için sorumluluk alacaklarını da söyledi. Birliktelik karşılıklı yapılan görüş alışverişinin ardından sona erdi.

 Kaynak: Kocaeli Gazetesi – 11.09.2019

Kanuni’nin hatıraları Macaristan’da yaşatılacak

Zigetvar Kuşatması sırasında 7 Eylül 1566’da hayatını kaybeden Osmanlı Padişahı Kanuni Sultan Süleyman’ın Macaristan’da türbesinin de bulunduğu bölge, yıl sonuna kadar açık hava müzesine dönüştürülecek.


Osmanlı Devleti’nin en önemli padişahları arasında yer alan ve 7 Eylül 1566’da Zigetvar Kuşatması sırasında hayatını kaybeden Kanuni Sultan Süleyman’ın, Macaristan’da Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı (TİKA) tarafından ortaya çıkarılan türbesinin de bulunduğu bölgenin yıl sonuna kadar açık hava müzesine dönüştürülmesi planlanıyor.

Zigetvar Seferi sırasında 1566’da hayatını kaybeden Kanuni Sultan Süleyman’ın naaşının bozulmaması için çıkarılan iç organlarının defnedildiği Macaristan’ın Zigetvar kentinde, “Turbek” adı verilen bölgedeki Üzüm Tepesi’nde TİKA’nın destekleri ile yürütülen araştırma ve kazı çalışmalarının son aşamasında ulaşılan buluntular, Zigetvar Kalesi’nde, ”Turbek: Sultan Süleyman’ın Şehri- Turbek’te Bulunan Buluntular Sergisi”nde tanıtılıyor.

Ayrıca araştırma ekibi ”Süleyman’ın Türbesinin Geçmişi, Bugünü ve Geleceği” başlıklı konferans düzenliyor.

Açık hava müzesine dönüşecek

TİKA ile Zigetvar Belediyesi arasında 2012’de imzalanan antlaşma çerçevesinde hayata geçirilen “Macaristan Zigetvar’daki Kanuni Sultan Süleyman Türbesi Kazı ve Araştırma Projesi” kapsamında, 2015’te Sultan Süleyman’ın iç organlarının defnedildiği yer, 2016’da Osmanlı’nın önde gelen vezirlerinden Sokullu Mehmet Paşa’nın yaptırdığı cami, 2017’de ise caminin yanındaki tekke kalıntıları bulunmuştu.

Son olarak 20 Mayıs 2019’da başlanan kazılarda ise tekke ve içerisindeki misafirhane ortaya çıkarılmıştı.

İki mahallesi bulunan bir kasaba olduğu düşünülen, Kanuni Sultan Süleyman’ın türbesi, cami, tekke, kervansaray, ordugah ve onu koruyan palanka ile Macaristan’daki tek Osmanlı yerleşkesi olan ve 2017’de koruma altına alınan alanın açık hava müzesine dönüştürülerek ziyarete açılmasına ilişkin projeninyıl sonuna kadar tamamlanması için hazırlıklar sürüyor.

Kanuni’nin ölümü gizlenmişti

Kanuni Sultan Süleyman 1566’da hasta olmasına rağmen Avusturya’ya karşı sefere çıkma kararı aldı.

Osmanlı topraklarını 46 yıllık padişahlığı sırasında büyük oranda genişleten Kanuni, hayatını Zigetvar Kalesi Kuşatması sırasında kaybetti.

Kanuni Sultan Süleyman’ın ölüm haberi, askerler arasında kalenin fethi gerçekleşinceye kadar moral bozukluğu yaratmaması için gizlenmişti.

Kanuni’nin naaşının bozulmaması için, iç organları çıkartılarak otağının bulunduğu yere gizlice gömülmüştü. Kanuni’nin bedeni ise muhasaradan sonra İstanbul’a getirilerek, Süleymaniye Camisi avlusundaki bugünkü yerine defnedilmişti.

Kanuni’nin ölümünden sonra tahta geçen İkinci Selim, babasının iç organlarının gömülü olduğu yere türbe, etrafına da külliye yaptırmıştı. 150 yıl kadar kalan bu yapılar Zigetvar Kalesi’ni işgal eden Habsburg askerleri tarafından yıkılmıştı. Daha sonra Macarlar tarafından bu bölgeye türbe anlamına gelen “Turbek” ismi konulmuştu.

Kaynak: AA – 06.09.2019

İlk Osmanlı matbaasının kurucusu İbrahim Müteferrika anıldı

İbrahim Müteferrika vefatının 272. yılında Galata Mevlevihanesi’nde kabri başında program düzenlendi.


İlk Osmanlı matbaasının kurucusu İbrahim Müteferrika vefatının 272. yılında Galata Mevlevihanesi’nde kabri başında düzenlenen programla anıldı.

İstanbul İl Kültür Turizm Müdürlüğünce düzenlenen programda, İbrahim Müteferrika’nın kabri başında Kur’an okundu ve dua edildi.

İstanbul İl Kültür Turizm Müdürü Coşkun Yılmaz, yaptığı konuşmada Müteferrika’nın hayatına ilişkin bilgiler aktardı.

“İlk eseri Risale-i İslamiye”

İbrahim Müteferrika’nın aslen papazlık eğitimi almış bir Macar olduğunu belirten Yılmaz, “20 yaşlarına doğru incelediği eski İncillerde, Hazreti Muhammed’in peygamberliğini müjdeleyen ifadeye rastlıyor ve bunun üzerine araştırmalar yaparak Müslüman oluyor. İstanbul’a geliyor, Osmanlı ülkesine hicret ediyor. İstanbul’a geldiği andan itibaren çok seçkin bir çevrede bulunuyor. İlk eseri Risale-i İslamiye, yani İslam dinini anlattığı bir eser.” diye konuştu.

Müteferrika’nın en bilinenin yönünün matbaacılık olduğuna değinen Yılmaz, şunları kaydetti:

“Onu ilk Osmanlı matbaasını kuran insan olarak tanıyoruz ama Müteferrika matbaacılığı, sıradan bir matbaa kurma faaliyeti değil. Osmanlı devletini ve toplumunu geliştirmek amacıyla bilgiyi tabana yaymak, kitabı ve kütüphaneyi yaygınlaştırmak, çok yönlü bir kültür hamlesidir. Bastığı eserlere baktığımızda yaşadığı dönemde Osmanlı toplumunun ve devletinin içinde bulunduğu durumu ve bundan nasıl kurtulması gerektiğini düşünüyor ve çözüm üreten eserler basıyor.”

Programa, Beyoğlu Belediye Başkanı Ahmet Misbah Demircan da katıldı.

Kaynak: AA – 05.02.2019